Kasım 2025’in ilk günlerinde dünya basınının odağı, Washington’dan yapılan sert açıklamalardı.
1 Kasım’da Donald Trump, Nijerya hükümetini Hristiyanlara yönelik şiddeti önlemede başarısız olmakla suçladı; yardımları durdurmakla ve gerekirse “askeri müdahale”yle tehdit etti.

Beş gün sonra bu kez Pekin’den farklı bir ton yükseldi. Çin’in Abuja Büyükelçisi Yu Dunhai, ülkesinin Nijerya’ya “tam egemenlik desteği” verdiğini açıkladı ve dış aktörlerin insan hakları ya da din gerekçesiyle Nijerya’nın iç işlerine karışmaması gerektiğini vurguladı.
Bu iki açıklama, Afrika’da hızla şekillenen yeni güç dengesini görünür kıldı:
ABD’nin tehdit ve yaptırımlar üzerinden kurduğu söylemin karşısında, Çin giderek “egemenlik”, “karşılıklı fayda” ve “müdahalesizlik” eksenli bir ortaklık diliyle öne çıkıyor. Böylece Pekin, kıtanın güvenilir ve öngörülebilir ortağı olma konumunu güçlendiriyor.
Peki Afrika ile Çin arasındaki bu yakınlaşma nasıl bu noktaya geldi?
Haziran 2025’te dünya, İran–İsrail gerilimine kilitlenmişken, aynı günlerde Çin’in Changsha kentinde çok daha sessiz fakat etkisi uzun vadeli olacak bir zirve yapılıyordu. Çin hükümeti, 53 Afrika ülkesinin liderlerini Forum on China–Africa Cooperation (FOCAC) için topladı. Üç gün süren toplantının sonunda alınan karar, ilişkileri yeni bir aşamaya taşıdı:
Afrika ülkeleri artık ürünlerini Çin pazarına tamamen gümrüksüz ihraç edebilecekti.

“Burada ortaya konan girişimin boyutu küçümsenemez. Şimdiye kadar hiçbir yükselen güç, bir kıtanın tamamının koordineli desteğini kazanacak ve küresel yönetişimi etkileyecek bu çapta bir plan ortaya koyamamıştı.” Fransız jeopolitika analisti Arnoon
Bugün Afrika–Çin ilişkileri; enerji ve maden tedarikinden altyapı yatırımlarına, kültürel diplomasi programlarından uluslararası oylamalara kadar çok katmanlı bir yapı oluşturuyor. Bu nedenle ilişkileri anlamak yalnızca iki aktörün çıkarlarını değil, aynı zamanda küresel güç mimarisinin yeniden şekillenişini kavramak açısından da kritik öneme sahip.
Afrika–Çin İlişkilerinin Arka Planı
Afrika ile Çin’in ilişkisi, bugün göründüğünden çok daha eski bir zemine dayanıyor. Bu yakınlaşmanın ilk önemli adımı, 1955’teki Bandung Konferansı’nda atıldı. Sömürgeciliğe karşı ortak bir siyasal tutumun tartışıldığı bu toplantıda, Çin Başbakanı Zhou Enlai’nin Afrika liderleriyle kurduğu temaslar uzun vadeli bir diyalogun temelini oluşturdu.

Bu bağın en görünür örneklerinden biri 1971’de ortaya çıktı. Çin, Birleşmiş Milletler’deki koltuğunu Tayvan’dan devralırken 26 Afrika ülkesinin desteği belirleyici oldu. Dönemin lideri Mao Zedong’un şu sözleri hafızalarda yer etti:
“Bizi BM’ye taşıyan Afrikalı kardeşlerimizdir.”
Bugün Pekin, bu tarihsel ilişkiyi yumuşak güç araçlarıyla genişletiyor. Eğitim bursları, kültürel programlar, medya ortaklıkları ve sağlık girişimleri, Çin’in kıta genelindeki görünürlüğünü artırmış durumda.
Güvenlik ve Lojistik Unsurlar
Çin, kıtada “yumuşak güç” diplomasisini, güvenlik ve lojistik alanlarında artan bir etkinlikle destekliyor. 2017’de Afrika Boynuzu’ndaki Cibuti’de açılan ilk denizaşırı askeri üs, bu genişlemenin somut örneği oldu. Pekin’in yaklaşımı, ABD ve Fransa’nın geleneksel askeri üs modelinden farklı olarak, daha çok lojistik merkezler üzerinden etki alanı oluşturmayı hedefliyor. Günümüzde kıta genelindeki limanların yaklaşık üçte biri Çinli şirketler tarafından işletiliyor.
Çin’in Ekvator Ginesi ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi ülkelerde yeni lojistik noktaları kurma ihtimali de zaman zaman gündeme geliyor. Bunun yanında Afrika donanmalarıyla gerçekleştirilen ortak tatbikatlar, deniz devriyeleri ve Birleşmiş Milletler barışı koruma operasyonlarına sağlanan kapsamlı personel katkısı, Pekin’in güvenlik alanındaki iş birliklerinin giderek çeşitlendiğini gösteriyor.
Altyapı ve Yatırım Boyutu
Çin’in diplomatik ilişkilerinde öne çıkan “ön koşulsuz iş birliği” ve “kazan-kazan” söylemi, Batı’nın reform şartlı finansman modellerine alternatif arayan Afrika hükümetleri için cazip bir seçenek oluşturuyor. Bu çerçevede Çin Eximbank kredileri ve FOCAC kapsamında yürütülen altyapı projeleri birçok ülkede “hızlı teslim” niteliğiyle öne çıktı.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Sicomines projesi, bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biri. Doğal kaynaklar karşılığında altyapı yatırımlarını içeren bu modelde maden sahaları demiryolu ve lojistik hatlarına bağlanarak ihracat kapasitesi artırıldı. Benzer şekilde Zimbabve’de Çin finansmanıyla inşa edilen demiryolu hatları, taşımacılığı hızlandırdı ve madencilik sektörünün sevkiyat kapasitesini genişletti.

Bu yatırımlar, Çin’in daha geniş ölçekli stratejisinin bir uzantısı niteliğinde. Kuşak-Yol Girişimi kapsamında Afrika’daki altyapı ve lojistik ağlarının Çin’in tedarik zincirleriyle bağlantılandırılması, hem enerji kaynaklarının hem de kritik madenlerin uzun vadeli ve güvenli tedariki açısından önem taşıyor. Girişimin başlamasından bu yana geçen 12 yılda Çin, Afrika’da 33 liman ve 6 demiryolu hattı inşa etti.
Afrika–Çin Ekonomik Ortaklığının Büyüme Dinamikleri ve Ticaret Dengesizliği
2000 yılında kurulan Çin–Afrika İş Birliği Forumu (FOCAC), kıta ile Çin arasındaki ekonomik, diplomatik ve stratejik ilişkilerin kurumsal temelini oluşturdu. İlk yıllarda sınırlı ticaret ve kalkınma projeleriyle ilerleyen bu ortaklık zamanla hızla genişledi; 2000’de 14 milyar dolar olan iki yönlü ticaret hacmi 2024’te yaklaşık 296 milyar dolara yükseldi. 2025’in ilk beş ayında kaydedilen 134 milyar dolar ise bir önceki yıla göre %12,4’lük bir artış anlamına geliyor. Böylece son 25 yılda ticaret hacmi %2000’in üzerinde büyümüş oldu.

Bu süreçte Çin, Afrika’nın en büyük ticaret ortağı haline gelirken; Afrika da Pekin’in hammadde tedarik zincirinde kritik bir konuma yerleşti. Kıta büyük ölçüde petrol, bakır, demir cevheri ve kobalt gibi doğal kaynakları Çin’e ihraç ederken, Çin’den telekom ekipmanları, iş makineleri, tekstil ürünleri ve çeşitli tüketim malları ithal ediyor. Bu ticaret yapısı düşük katma değerli hammaddelerin ihracına karşılık yüksek katma değerli sanayi ürünlerinin ithalatına dayanması nedeniyle kıta genelinde giderek büyüyen bir dış ticaret açığına yol açıyor.

Borç ve Finansman Tartışmaları
Ticaretteki bu asimetrinin yarattığı finansman açığı ise, kıtanın Çin’den aldığı kredilere ilişkin tartışmaların zeminini oluşturuyor.
Afrika’nın dış borcunun yaklaşık %12–13’ü Çin’e ait. Bu oran, Batılı özel kreditörlerin %35’lik payının oldukça altında. Ancak özellikle küçük ekonomilerde, Çin kredilerinin koşulları bütçe üzerinde ek yük yaratıp borç sürdürülebilirliğini zora sokabiliyor. Çin, zaman zaman borç yapılandırmaları ve silme girişimleriyle istikrar mesajı verse de doğal kaynak karşılığı altyapı anlaşmalarının şeffaflığı, yerel istihdam koşulları ve teknoloji transferi gibi konular hâlâ tartışmalı.
Afrika perspektifi: Pek çok ülke bu kredileri, altyapı açığını kapatmak ve ekonomik büyümeyi hızlandırmak için bir fırsat olarak görüyor.
Batı perspektifi: ABD merkezli raporlar, Çin’in bu kredileri borç tuzağı ve jeopolitik nüfuz aracı olarak kullandığını, stratejik limanlara el koyma ihtimali bulunduğunu öne sürüyor.

Afrika’nın Çin’e Bakışı
Afrika ülkelerinin Çin’e yaklaşımı homojen değil; ancak birçok hükümetin odaklandığı ortak noktalar bulunuyor. Pek çok ülke, projelerin işleyişi, finansmanın zamanında gelip gelmediği ve teslimatların aksamayıp aksamadığı gibi pragmatik ölçütleri esas alıyor. Çin ise Batı’ya kıyasla daha hızlı finansman sağlayan ve siyasi koşullar ileri sürmeyen bir ortak olarak görülüyor. Altyapı açığını kapatmak isteyen hükümetler, Pekin’in kredi ve teknik kapasitesini kısa vadeli kalkınma hedefleri açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor.

Buna karşılık bazı hükümetler, borç sürdürülebilirliği, yerel sanayinin korunması ve stratejik varlıkların uzun süreli kontrolü gibi konularda daha temkinli bir tutum benimsiyor. Çinli firmaların liman, demiryolu ve maden sahalarındaki uzun süreli imtiyazları kimi ülkelerde “neokolonyalizm” eleştirilerini beraberinde getirdi. Bu durum, Uganda’da düşük maliyetli Çin ürünlerinin yerel üreticiler üzerindeki etkisi nedeniyle düzenlenen protestolarda da görüldü.

Fırsat ve Kırılganlık Dengesi
Afrika–Çin ilişkilerini yalnızca “borç tuzağı” ya da “mucize ortaklık” gibi tek boyutlu etiketlerle açıklamak tabloyu eksik bırakacaktır. Veriler, Afrika’nın bu ilişkilerden hem altyapı ivmesi hem de diplomatik görünürlük kazandığını; buna karşılık ticaret yapısı ve borç yükü nedeniyle bazı kırılganlıklar biriktirdiğini gösteriyor.
Bu nedenle birçok uzman, ilişkileri değerlendirirken “fırsat ve kırılganlık dengesi” çerçevesinin daha kapsayıcı olduğunu belirtiyor. Bu görüşe göre Afrika’nın Çin ile ilişkilerinde hızlı finansmana erişim, yerelleştirme süreçleri, verimlilik artışı ve ekonomik çeşitlenme gibi unsurların birlikte ele alınması, ilişki bütününün niteliğini şekillendiriyor.
Kaynakça
Vural, A. (2018). Yumuşak güç stratejisi çerçevesinde Çin’in Afrika politikası. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 11(57), 845–850. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/422194
Yılmaz, K. (2021). Çin’in Afrika parametreleri. İnönü Üniversitesi. https://admin.inonu.edu.tr/application/ModuleContent/5449/19-09-2021_121457825.pdf
Şen, U. B. (2023). Çin’in Afrika stratejisini anlamak. TASAM. https://tasam.org/Files/Icerik/File/%C3%87in'in_Afrika_Stratejisini_Anlamak_pdf_b705124f-0c52-41ac-9674-fd5ec7bc7972.pdf
Orallı, F., & Sayar, A. (2023). Çin’in Afrika açılımı ve Afrika kıtasının Çin için stratejik önemi. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3188035
Iratni, B. (2024). Çin’in Afrika'yla stratejik ilişkisi. BRIQ Journal. https://briqjournal.com/sites/default/files/yazi-ici-dosyalar/2024-06/288-309%20-%20Belkacem%20Iratni%20-%20TR.pdf
Africa Center. (2025). What to Expect from Africa–China Relations. https://africacenter.org/wp-content/uploads/2025/04/What-to-Expect-from-Africa-China.pdf
Wikipedia. (2024). Sino-African relations. https://en.wikipedia.org/wiki/Sino-African_relations
Boston University. (2024, April 2). 10 charts to explain 22 years of China–Africa trade, overseas development finance and foreign direct investment. https://www.bu.edu/gdp/2024/04/02/10-charts-to-explain-22-years-of-china-africa-trade-overseas-development-finance-and-foreign-direct-investment/
SAIS–CARI. (n.d.). Data: China–Africa trade. http://www.sais-cari.org/data-china-africa-trade
The Associated Press. (2025, November 2). What to know as Nigeria rejects U.S. military threat over alleged Christian killings. AP News. https://apnews.com/article/nigeria-trumo-christians-persecution-2aa6ffc42eeedc260122021bf51b0028
Onje, O. (2025, November 4). China warns against use of force as U.S. threatens military action in Nigeria. BusinessDay Nigeria. https://businessday.ng/news/article/china-warns-against-use-of-force-as-u-s-threatens-military-action-in-nigeria/
Janssen, C. (2025, October 29). China just won the entire continent of Africa (you won’t believe what USA did) [Video]. YouTube. https://youtu.be/KU6zfyoSlLo



Yorumlar yükleniyor…