Azerbaycan ve Ermenistan, Trump Arabulucuğunda Barış Anlaşması İmzaladı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 8 Ağustos Cuma günü Beyaz Saray’da, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde tarihi bir anlaşmaya imza attı. Yaklaşık 35 yıldır süren savaşın ve kesintili barış girişimlerinin ardından gelen bu mutabakat, iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin normalleşmesini, ulaşım hatlarının yeniden açılmasını ve “Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası” adı verilecek stratejik bir transit koridorunun hayata geçirilmesini öngörüyor. Azerbaycan’ı, Ermenistan toprakları üzerinden Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne bağlayacak bu rota, bölgedeki ticaret akışını ve jeopolitik dengeleri önemli ölçüde değiştirecek potansiyele sahip. (Reuters, BBC, AP)

Beyaz Saray’ın Resmi Açıklaması ve Liderlerin Mesajları
8 Ağustos 2025 tarihli Beyaz Saray basın duyurusunda, Başkan Donald J. Trump’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı Beyaz Saray’da ağırlayarak “onlarca yıl süren çatışmayı ve yüzlerce can kaybını sona erdiren tarihi bir ortak barış bildirgesine” imza attırdığı belirtildi. Açıklamada, bu anlaşmanın “uluslararası diplomaside ancak Başkan Trump’ın sağlayabileceği bir dönüm noktası” olduğu vurgulanıyor.
Trump, törende yaptığı konuşmada, “35 yıldan fazla bir süredir, Ermenistan ve Azerbaycan her iki ulus için de büyük acılar doğuran sert bir çatışma içindeydi… Pek çok kişi çözüm bulmaya çalıştı ama başaramadı. Bu mutabakatla, nihayet barışı tesis ettik.” dedi.
Aliyev, “Bugün Azerbaycan halkı için gurur ve minnet günü… Aylar içinde, Başkan Trump Asya’da, Afrika’da ve şimdi de Güney Kafkasya’da çatışmalara son verdi — Bizim 30 yılda başaramadığımızı yaptı,” ifadelerini kullandı.
Paşinyan ise “Bugün, Ermeni ve Azerbaycan ilişkilerinde önemli bir kilometre taşına ulaştık… Bu atılım, Başkan Trump’ın kişisel ilgisi ve kararlı barış taahhüdü olmasaydı mümkün olamazdı” dedi.
Açıklamada ayrıca Trump’ın, Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan bu barış anlaşması dışında Kamboçya–Tayland, İsrail–İran, Ruanda–Demokratik Kongo, Hindistan–Pakistan, Mısır–Etiyopya, Sırbistan–Kosova ve Abraham Anlaşmaları gibi birçok uluslararası barış sürecine de öncülük ettiği hatırlatıldı. (Beyaz Saray).

Zangezur Koridoru
Anlaşmayla birlikte Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası (TRIPP) olarak adlandırılan bu yeni koridor, yıllardır bölge siyasetinin merkezinde yer alan ve Zangezur Koridoru olarak bilinen tartışmalı hattın yeniden tasarlanmış bir versiyonu niteliğinde. Anlaşmanın ne anlama geldiğini kavrayabilmek için bu hattın coğrafi konumuna ve taşıdığı stratejik öneme yakından bakmak gerekiyor.
Anlaşma öncesinde yaklaşık 43 kilometrelik Zangezur Koridoru, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki en tartışmalı gündem maddelerinden biriydi. Projeye ismini veren Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 2023’te Azerbaycan’ın ulusal kanallarına yaptığı açıklamada, Zangezur Koridoru’nun hayata geçirilmesini tarihi bir zorunluluk olarak ifade ederken projenin sadece Azerbaycan için değil, birkaç ülke ve geniş bir coğrafi alan için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulamıştı. (SDE)
Hat, Ermenistan’ın Syunik bölgesinden geçerek Azerbaycan’ın Horadiz kenti ile Nahçıvan’ı birbirine bağlamayı hedefliyordu. Azerbaycan tarafında koridorun Horadiz–Agbend otoyol ve demiryolu ağına entegre edilmesi planlanırken, Türkiye tarafında Nahçıvan–Iğdır–Kars hattına bağlanarak Anadolu’ya uzanan doğrudan kara bağlantısı öngörülüyordu. Azerbaycan, kendi topraklarında modern otoyollar ve demiryolu hatları inşa ederek projede kayda değer ilerleme sağlamış, fakat Ermenistan projeye karşı çıktığı için bu yönde herhangi bir altyapı çalışması başlatmamıştı.
Ermenistan’ın Endişeleri
Ermenistan’ın Zangezur Koridoru’na şiddetle karşı çıkmasının temel sebebi ise projenin egemenlik ve ulusal güvenliğine tehdit oluşturacağı endişesiydi. Yerevan yönetimi Azerbaycan’a kendi topraklarından geçecek ayrıcalıklı bir hat verilmesinin egemenliği zedeleyeceğini, ülkenin sınırları üzerindeki kontrolünü tehlikeye atabilecek bir emsal oluşturacağını savunuyordu. Ayrıca Ermeni yetkililer, Azerbaycan kontrolündeki bir koridorun, Ermenistan’ın İran ve Hint Okyanusu’na uzanan hayati ulaşım ve ticaret hatlarına erişimini kısıtlayabileceğini, bunun da ülkenin ekonomisine zarar verip Ermenistan’ın jeopolitik yalnızlığını derinleştirebileceğini söylüyordu. (geopoliticalmonitor)
Ermenistan’ın TRIPP’ten Beklentileri
8 Ağustos’ta Beyaz Saray’da Nikol Paşinyan, İlham Aliyev ve Donald Trump’ın imzaladığı anlaşmaya göre Zangezur Koridoru, Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası olarak yeniden adlandırılarak Ermenistan topraklarından geçen kısmı ABD garantörlüğünde Ermenistan yasalarına tabi özel bir şirket tarafından işletilecek.
Ermenistan Dışişleri Bakanlığı’nın barış, daha güçlü bağlar ve gelecek jenerasyonlar için daha iyi bir geleceğe vurgu yapması Ermenistan tarafının anlaşmayı ve projeyi bölgede savaşın kesin olarak bitirecek ve ulusal güvenliğini garanti altına alması açısından önemli bir adım olarak gördüğünü gösteriyor.
Ekonomi Bakanı Gabor Papayan projenin ekonomi ve güvenlik açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Papayan, “Savaş veya yarı-savaş hâlinin sona ermesi, yatırım iklimini iyileştirir ve ülkeyi turistler için daha cazip hâle getirir” dedi. Ayrıca, “Eğer milyonlarca ton yük İngiltere, Almanya veya Fransa’dan Çin’e ve geri doğru Ermenistan topraklarından geçerse, bu ülkeler ve sürece dâhil milyar dolarlık şirketler bölgedeki istikrarın korunmasında doğrudan çıkar sahibi olur” diye ekledi. Papayan, Ermenistan’ın diplomatik yaklaşımını savunarak, “Barışa yönelik nihai bir zemin oluşturan, gerçekçi kurumsal temelleri olan bir belge aldık” ifadelerini kullandı. (civilnet.am).

Türkiye’nin Tepkisi
Türkiye, Azerbaycan ile Ermenistan arasında ABD arabuluculuğunda imzalanan barış anlaşmasını memnuniyetle karşıladı ve planlanan stratejik transit koridorunun kısa sürede açılmasını umduğunu belirtti. Ankara, söz konusu hattın enerji ve diğer kaynakların Güney Kafkasya üzerinden ihracatını artırabileceğini vurguladı. Mısır’da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Bu koridor, Türkiye üzerinden Avrupa’yı Asya’nın derinliklerine bağlayabilir, son derece faydalı bir gelişme olur,” dedi. (Reuters)
Projenin hayata geçmesi, 1993’ten bu yana kapalı olan Türkiye–Ermenistan sınırının yeniden açılmasının ve bölgedeki ekonomik işbirliğinin güçlenmesinin de önünü açabilir.
İran’ın Tepkisi
İran ise planlanan Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası’na sert tepki gösterdi. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hameney’in başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, kuzeybatı İran’da gerçekleştirilen askeri tatbikatların, “İslam Cumhuriyeti’nin bölgede herhangi bir jeopolitik değişikliği önlemeye kararlılığını” gösterdiğini söyledi. “Bu koridor Trump’ın sahibi olduğu bir geçit olmayacak; Trump’ın paralı askerlerinin mezarlığı olacak,” ifadelerini kullandı.
Tahran yönetimi, anlaşmayı ilk aşamada “kalıcı bölgesel barışa yönelik bir adım” olarak karşılasa da, sınırlarının yakınında yabancı müdahalelerin “bölgenin güvenliğini ve istikrarını zedeleyebileceği” uyarısında bulundu. (Reuters)

Rusya’nın Tepkisi
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Moskova’nın Beyaz Saray’daki toplantı da dahil bölgedeki istikrar ve refahı teşvik etmeye yönelik çabaları desteklediğini belirtti. Ancak kalıcı çözümlerin, bölge ülkeleri tarafından yakın komşular Rusya, İran ve Türkiye’nin desteğiyle gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. (Reuters)
ABD’nin Rolü
Brookings Enstitüsü kıdemli uzmanı Aslı Aydıntaşbaş ise Financial Times’a yaptığı değerlendirmede, “Bu anlaşma sadece Zangezur Koridoru’nun Trump Yolu olarak yeniden adlandırılması değil; ABD’nin, Rusya’nın arka bahçesinin tam kalbine yerleşmesi ve Avrupa ile Orta Asya arasında yeni bir ticaret hattı yaratma potansiyelidir” dedi.
Aydıntaşbaş, bunun aynı zamanda “ABD’yi, Amerikan şirketleri tarafından işletilecek bir lojistik merkez aracılığıyla barışın garantörü konumuna getirdiğini” belirtti. Yakın zamana kadar, “Azerbaycan’ın bölgedeki kaosu fırsata çevirerek Ermenistan’ın güneyinde toprak kazanması” ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini söyleyen Aydıntaşbaş, “ABD’nin ticari aktör olarak sahaya girmesiyle bu ‘askeri fetih’ ihtimali rafa kalktı” yorumunu yaptı. (Financial Times)
Sonuç ve Değerlendirme
TRIPP sadece Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanan bir barış anlaşmasının ürünü değil, aynı zamanda Güney Kafkasya’nın geleceğini şekillendirecek çok boyutlu bir proje olarak öne çıkıyor. ABD’nin garantörlüğü altında ortaya çıkan bu yeni transit koridor, taraflar arasındaki onlarca yıllık düşmanlığa son verme potansiyeli taşırken, aynı zamanda Avrupa’dan Orta Asya’ya uzanan yeni bir ticaret ve enerji hattı yaratıyor. Türkiye bu projeyi bölgesel entegrasyonun kapısı olarak görmekte, öte yandan İran güvenlik kaygılarını dile getirmekte; Rusya ise Batı’nın rolünün artmasını kendi nüfuzunun azalması olarak yorumlamakta. Ermenistan için TRIPP, hem yatırım ve turizm açısından yeni fırsatlar hem de uluslararası güvenlik şemsiyesi anlamına gelirken, Azerbaycan için stratejik ve jeopolitik bir kazanım niteliği taşıyor.
Son kertede TRIPP, sadece iki ülkeyi barıştıran bir hat değil, küresel güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı bir stratejik girişimdir. Ancak bu vizyonun kalıcı barışa dönüşebilmesi, tarafların siyasi iradeyi sürdürebilmesine, bölge ülkelerinin yapıcı tutumuna ve dış aktörlerin dengeli yaklaşımına bağlı olacak.



Yorumlar yükleniyor…